Adnan AYDIN

Ana Sayfa Hakkımızda Makaleler Linkler Anılar Resimler İletişim

Üye Girişi
 
  Kullanıcı Adı
 
  Şifre
 
 
 
 
Anılar
 
Sayfa : | [1] | 2 |
ELİ ALIŞMASIN...MIŞ
Batı Karadeniz'in iç kesimlerinde bir ilçe.
Hakim sabah adliyeye gelir. İkinci kattaki odasına çıkarken onu gören mübaşir A... koşarak gelir, hakimin elindeki dosya çantasını alır. Hakimin odasına kadar bir adım geriden gelir. Odanın önüne gelince mübaşir öne geçer, hakime kapıyı açmak için uzanır ama önce kapıyı tıklatır, sonra açar.
Hakim,' Yahu A..., ben dışarıda yanındayım, neden kapıyı tıklatıyorsun?
Mübaşir, 'Elim alışmasın hakim bey.....'
Ekleme Tarihi : 2008-11-24

KAYIP DOSYA
Anadolu'nun küçük ilçelerinden biri. Hakim çok kısa boylu olduğu için, kürsüde otururken altına birkaç tane kalın dosya koymaktadır.
Bir gün, o gün duruşması olan dosyalardan bir iki tanesini koltuğa koyup üstüne oturmuştur.
Duruşma başlar. Sıra hakimin altındaki dosyaya gelir fakat tüm aramalara rağmen dosya bulunamaz.
Sonunda mübaşirin aklına gelir fakat hakime söylemeye çekinir. Döner arka sırada oturan avukata;
'Avukat bey dosyanın üzerine oturmuş olmayasınız, bir kalkar mısınız?' der.
Hakim mesajı almıştır. Mahcup bir vaziyette elini altına atıp dosyayı çıkarır.
Ekleme Tarihi : 2008-11-24

Gizli Bilgi
Doğu illerimizden birisi. Hâkim ve savcıların iyi bildiği bir kararname dönemi. Yüzlerce hâkim ve savcının atamaları yapılıyor.
Kararnamenin çıktığı şeklinde bir haber gelir adliyeye. Hâkim ve savcılar Adalet Komisyonu Başkanının odasında toplanmışlar. Herkes kararnamede kimler var, kimler nereye gidiyor, merak içinde bekleşiyor.
C.Başsavcısı telefonla Adalet Bakanlığındaki yetkilileri arıyor. İlgili genel müdürlük yetkilileri bilgilerin çok gizli olduğunu söyleyerek bilgi vermiyorlar.
Bu sefer Adalet Komisyonu ve Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı bakanlıktaki yetkilileri arıyor. Ona da gizlilik gerekçesi ile bilgi verilmiyor.
Bu görüşmeler sırasında içeridekilere servis yapan çaycı konuşmalara kulak misafiri olmuştur. Yılışık bir tarzda;
-Reis beyim, bizim benzinci H..... abi var. İsterseniz ben ona söyleyeyim, hemen tayinleri öğrenir, der.
İçeride bulunanlar şaşkın ve küçümser şekilde önce çaycıya sonra birbirlerine bakarlar.
Ağır Ceza Başkanı;
-Nasıl öğrenecek benzinci oğlum? Biz öğrenemiyoruz ki....
-Siz bilirsiniz efendim, der çaycı.
Reis içeridekiler üzerinde gözlerini gezdirip, onaylayan bakışları gördükten sonra;
-Hadi öğrensin bakalım, der. Telefonu çaycıya uzatır.
Çaycı telefonu çevirir, karşıdakine durumu anlatır ve “bekliyorlar” deyip kapatarak içeridekilere döner;
-Birazdan bildirecek, der ve çayları tazelemek için çıkar.
Yaklaşık 20 dakika sonra telefon çalar, Ağır Ceza Başkanı açar. Karşıdaki ses;
-Ben benzinci H.... efendim. Hakim R.... ile hakim N....., A..... ilinin G....... ilçesine, Hakim S......, S ilinin K...... ilçesine, savcı H......, A...... ilinin K...... ilçesine gidiyorlar. Başka tayin yok. Hayırlı olsun efendim.
Ekleme Tarihi : 2007-03-06

Lafı Niye Dolaştırıyorsun.
Bir ceza davasının durşması. Hâkim sanığa yüklenen suçu anlatıp, (iddianameyi okuyup) savunmasını soruyor. Mağduru sanığa gösterip;
—Bak bu adama karşı müessir fiilde bulunmuşsun...
—Ne? O nedir ki? Ben öyle bir şey yapmadım.
—Adama etkili eylemde bulunmuşsun. Ne diyorsun?
—Valla anlamadım hâkim bey. Ben yapmadım o dediğinizi.
—Yahu adamı darp etmişsin darp!
—Yok, hâkim bey, ben darp marp bilmem. Valla yapmadım.
Kardeşim adamı dövmüşsün dövmüş!!!
—Haaaa. Öyle desene hâkim bey, bu bana sövdü, ben de dövdüm. Deminden beri lafı niye dolaştırıyorsun...

Not: Ceza hukukumuzda müessir fiil, darp ve etkili eylem kavramları kullanılmakta, dövme kavramı kullanılmamaktadır.
Ekleme Tarihi : 2007-02-22

Uzatmaya Gerek Yok
Ceza mahkemesinde bir sabah. İlk davanın duruşması yapılıyor. Sanıklar iki kişi. İkisi de suç işlemeyi alışkanlık haline getirmiş sabıkalılardan. Suç basit etkili eylem. (yaralama)
Hâkim iddianamede yazılı suçu açıklayıp sanıklardan sorar;
- Savunma olarak söyleyecekleriniz nelerdir?
Sanıklardan daha yaşlı görüneni, pişkin ve alışkın bir tarzda, mağdur şahsı göstererek;
- Valla hakim bey. Biz bu adamı tanımayız, etmeyiz. O gece deniz kenarında kafayı çektik. Arkadaşımla eve giderken, kendi kendimize, “Ulan, karşımıza ilk çıkan adamı dövelim” dedik. Az sonra bu adama rastladık. Bir omuz attık. “Ne oluyor” der demez giriştik. Kendisiyle bir husumetimiz yok. İlk olarak bu çıkmasa, başkası çıksaydı, dayağı o yiyecekti. Zaten bu suçun cezası nedir ki ? En fazla iki ay değil mi ? O da paraya dökülür, ertelenir. Uzatmaya gerek yok.
Hâkim diğer sanığa sorar;
- Valla hakim bey, benimki de aynen.
“Peki”, der hâkim. Mağdur dinlenir, raporlar okunur, diğer usuli işlemler tamamlandıktan sonra hâkim kararı özetle açıklar.
- 6 şar ay hapis, tekerrürden 1/6 artırım, 7 şer ay hapis..... paraya çevirme yok, erteleme yok...
İlk konuşan sanık dayanamaz;
- Ama hakim bey, bu ceza çok değilmi, bari paraya.....
Hâkim sanığın sözünü keser ve gayet sakin bir ses tonu ile;
- Valla kardeşim ben sizi tanımam etmem. Bu sabah adliyeye gelirken, kendi kendime “ Ulan bu sabah duruşmada karşıma çıkan ilk kişiye, suçu için kanunun öngördüğü cezanın en üst miktarını vereceğim, paraya da çevirmeyeceğim. Cezayıda ertelemeyeceğim dedim. Sizinle bir husumetim yok. İlk olarak karşıma siz çıkmasaydınız, cezayı başkası alacaktı, uzatmaya gerek yok”...
Ekleme Tarihi : 2007-02-11

Sayfa : | [1] | 2 |
Makaleler
ZORUNLU EMEKLİ
   
VENÜS HEYKELİ
   
VAZGEÇEBİLECEĞİMİZ TARAFLAR
   
UMUDUMUZ OBAMA
   
SUÇ VE CEZA
   
SUÇ VE CEZA
   
SİYASETİN ALETLERİ
   
SİYASET ZOR İŞ
   
SİYAH ARABALAR
   
SERBEST TİCARET
   
Tüm Makaleler
 
 
Untitled Document
Ana Sayfa | Hakkımızda | Makaleler | Müvekkil Giriş | Linkler | Anılar | İletişim
  Designed By Turcasoft